Hamilelik döneminin en “alışılması zor” durumlarından biri çatlaklardır. Gerilen karın, karnınızda büyüyen minnoş, hamilelik kiloları derken, hayatınıza bir “çizik” eklenir. Diğer çizikler kadar hasarlı olmasa da, ufak bir endişe yaratır elbette. Anne adayları genellikle hamileliklerinin ilk aylarında doğum, sağlıklı gebelik, kilo artışı, bebeğin sağlığı ve cinsiyeti gibi konular üzerine yoğunlaşırken, hamileliğin sonlarına doğru biraz daha kozmetik ağırlıklı “çalışmalar” gerçekleştirirler. “Saçlarım mı döküldü?”, ” Cildim mi kurudu?”, “Benlerim mi arttı” gibi soruların arasından sıyrılarak bir numaraya yerleşen soru geliyor şimdi; “Bu çatlaklar da neyin nesi!!!”. Soru işareti ile başlayan cümleler, konu çatlaksa nasıl da ünlem ile bitiyor değil mi? Peki, bu manasız ve sıfatsız çatlaklar nereden çıkıyor, tedavisi var mıdır, bunları konuşalım.
Hamilelik, bazı cilt değişikliklerine neden olabiliyor. Yüzde görülebilen renk değişimleri, avuç içlerinde kızarıklık ya da deri döküntüleri, bunlar nadiren oluşan durumlardır. Çatlaklarsa, hemen hemen her anne adayında görülen bir durumdur. Tipik görüntüsü, deride ufak ve derin olmayan çöküntüler gibidir. Renkleri tene göre değişkenlik gösterir. Örneğin koyu tenlilere oranla, açık tenlilerde daha pembemsi bir renktedir. 3-4 ayda ortaya çıkarlar. Çatlaklara aile öyküsü ve genler önemli bir rol oynar. Örneğin, annesinde ya da kızkardeşlerinde çatlak olan kadınlar, çok büyük olasılıkla bu sorunla karşılaşacaklardır.
Genetik dışında karın çatlaklarının bir diper sebebi de ani ve fazla kilo artışıdır. Hızla büyüyen karın ciltte gerilmeye ve elastikiyet kaybına neden olarak, çatlak oluşumunu sağlayabilir. Bu nedenle dengeli ve ideal sınırlarda kilo alımı çatlak oluşumunu bir ölçüde engelleyebilir.
Ortaya çıkan çatlakların tamamen kaybolması zordur. Piyasada çatlak önleyici ya da çatlak giderici bir çok kozmetik ürün bulunmakla beraber, etkili olup olmadıkları tartışılır. Doğumdan sonra eski formunu(!) ve rengini koruyamayan çatlaklar, zamanla daha açık bir renk alır. Bazı anneler bunu sorun etmezken, bazı anneler cerrahi müdahalelere varan istekler sergileyebilir. Olmaz mı? Olur! Cerrahi müdahalenin yanısıra, lazer teknolojileri sayesinde de önemli ölçüde fayda sağlanabiliyor. Çoğu cilt probleminin kaynağı, nemsiz cilttir. Cildinizin kendini yenilemesi için nemlenmesi gereklidir. Dışarıdan yenilemenin yanı sıra, içten yenilenme sağlamanın yolu dengeli beslenmeden geçer. Gebelikte su tüketimi, çatlak oluşumunu en aza indirgediği gibi, dengeli kilo alımını da sağlar. Aşırı yağlı ve baharatlı gıdalar, hayatın her döneminde olduğu gibi bu özel dönemde de düşmanımız olurken, sebzeler ve meyveler sevimli dostlarımız olmaya devam ediyor. Dengeli beslenmenin ve bol sıvı tüketimine ek olarak neler yapılabilir? Örneğin, duş sırasında dairesel hareketlerle masaj yapabilirsiniz. Bazı yağlar, çatlakların korkulu rüyasıdır. Örneğin “şifa kaynağı” buğday yağı! İster duş sırasında, isterseniz de sonradan… Hafif dairesel hareketlerle çatlaklarınıza yedirin. Buğday yağı için çatlakların baş düşmanı desek yeridir! Düzenli olarak uyguladığınızda, çatlaklar üzerinde ki etkisini gözlemleme fırsatınız olacaktır. Peki, ya kremlere ne demeli? Yağlar kadar kremler de oldukça yardımcı. Örneğin La Roche, Vichy, Babe gibi markaların çatlak kremleri mevcut. Cilt tipinize göre uygun olan bir kremi alabilir, çatlaklarla vedalaşabilirsiniz!
Bitkisel çözümler, kremler, cerrahi müdahaleler veya lazer tedavileri… Çatlaklardan kurtulmanın birçok yolu var. Çatlaklar kabusunuz olmasın!
Eğer siz de çatlaklardan yana dertliyseniz veya “ben şunu yaptım çok iyi geldi” diyorsanız, lütfen bizimle paylaşın. Paylaşımlarınızın yanısıra sorularınız için de yazımızın altına yorum bırakmanız yeterli. Bizler de uzman doktorlar ışığında size yardımcı olalım. Pürüzsüz günler:)
Tweet
