Hamilelik Dönemi

 

Hamilelik döneminde vücuttaki hormonlarda görülen değişiklikler dişetlerindeki kılcal damar sayısını etkileyip ödem, iltihap oluşma riskini artırır; ağız içi rahatsızlıklarının oluşması için daha uygun bir ortam yaratır. 

 2000’li yılların başından bu yana yapılan araştırmalar, hamilelik dönemi ve öncesinde anne adaylarında oluşabilecek diş ve dişeti ile ilgili herhangi bir sorunun düşük, erken doğum ve düşük kilolu bebek doğum riskini yedi kat artırdığını belirtmektedir. Hamilelik süresince, sık sık ve az miktarda beslenmek gerekir. Ağız bakımı da bu yeme sıklığını takip etmelidir. Hamileliğin ilk üç ayında sıkça görülen sabah bulantıları diş fırçalamayı, bazen beslenmeyi dahi zorlaştırabilir. Eğer bu bulantılar istifra ile beraber görülürse, ağız bakımı daha da önem kazanmaktadır. İstifrayı takiben hemen diş fırçalanmamalı, ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Aksi takdirde mide asidi ile birleşen diş fırçalama işlemi, dişlerin yapısında aşınmalara yol açmaktadır. Çalkalamayı takiben bir saat sonra dişler fırçalanmalıdır. Bu dönemde ilaç kullanımı tamamen doktor kontrolü altında olmalıdır. Farklı ilaç gruplarının bebeğe verebileceği pek çok zararın yanısıra bu durum, oluşmakta olan diş germleri açısından da önemlidir. Örneğin, tetrasiklin türevi antibiyotik kullanımı, bebeklerin dişlerinde kahverengi tonlarında renkleşmelere yol açar. Bebeklerin, annelerinin dişlerinden mineralleri aldığı ve bu nedenle her hamilelikte diş kaybetmenin normal olduğuna yönelik inanış kesinlikle çok yanlıştır. Annede yetersiz kalsiyum alımı veya yeme bozukluğu var ise bebekler bu eksiği annenin kemiklerinden aldıkları kalsiyum ile gidermeye çalışırlar. Biliyoruz ki dişlerden kalsiyum çözülmesi gibi bir durum kesinlikle doğru değildir. Anne adaylarında görülen diş kayıpları, tamamen annenin ağız bakımındaki ihmallerinden kaynaklanmaktadır. Hamilelik ve diş çürümeleri arasında direkt bir bağlantı olmasa da belirttiğimiz etkenlerin bir araya gelişi ile bozulan ağız hijyeninde çürük oluşma ve çürüğün ilerleme hızının da arttığını biliyoruz. Hamilelik döneminde sanıldığı gibi diş hekimine gitmek ve gerekli tedavileri yaptırmak sakıncalı değildir. Hamileliğin başlangıcıyla beraber, diş hekimine başvurmalı ve son 6 ayda yapılmamış ise diş taşı temizliği uygulanmalıdır. Diş taşı temizliği, tüm hamilelik boyunca yapılabilen son derece faydalı ve hastayı rahat ettirici bir işlemdir. Mümkünse hamilelik öncesi, 3’üncü ayda, 6’ncı ayda veya hemen doğum öncesinde yapılmalıdır ki anne adayları bebekleriyle meşgul oldukları ilk günlerini ağız sağlığı açısından rahat ve huzurlu geçirsinler. Hamilelik süresince müdahale açısından en rahat dönem 3 ile 6 ay arasındaki ikinci periyottur. Eğer anne adayının ağzında hamilelik döneminde sorun çıkarabilecek bir çürük, iltihaplı dişetleri, gömük 20 yaş dişleri varsa, jinekologu ile gerekli konsültasyonların yapılıp, en kısa sürede müdahalenin gerçekleşmesi çok önemlidir. Anlatılan sorunların hepsi, hem anne adayının şiddetli ağrı çekmesine hem de enfeksiyon oluşmasına yol açabilir. Hamileler için hazırlanmış özel anestezik solüsyonlarla anestezi uygulanıp ağrı engellenerek müdahale edilebilir. Planlanan hamilelikler öncesinde ağız ve diş sağlığınızı ideal hale getirmek için veya planlamadan hamile olduğunuzu öğrendiğinizde bu dönemi olabildiğince sorunsuz geçirmek için, mutlaka diş hekiminize başvurun. Hamilelik bir hastalık değil doğal bir süreçtir.

 Anne-bebek ikilisinin kısa ve uzun dönemde genel sağlık durumunu ve ağız-diş sağlığını korumak ve idame ettirmek için gereken tüm tedaviler kadın doğum uzmanınız ve diş hekiminiz tarafından size önerilecektir. Koruyucu ve önleyici tedavilerin avantajlarından yararlanmak, hamilelik döneminde sizi ve bebeğinizi etkileyebilecek olumsuz durumlardan en uygun tedavi yöntemleriyle kurtulmak için, diş hekimlerinize danışmanız son derece önemlidir.